• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

İstanbul Denver Gelişim Test ve Eğitim Merkezi
Randevu : 0533 373 81 23

0-6 Ay Arası
Sağlıklı gözüken çocukları olası sorunları yönünden taranması
12-18 Ay Arası
Riskli Bebekler ve Gelişimsel Gerilik Olduğundan kuşkulanılan işlevlerde
02-03 Yaş Arası
Gelişimsel sorunu konusunda tanı almış ve özel eğitime başlatılan çocukların ilk değerlendirmeleri
05-06 Yaş Arası
Okulöncesi eğitim kurumuna başlayan çocuğun beceri düzeyinin ve gelişiminin belirlenmesi
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Öğrenci ve Okul Sorunları Randevu

Öğrenci ve Okul Sorunları Randevu:0533-373 8123

ÇOCUKTA DAVRANIŞ SORUNLARI

ÇOCUKTA DAVRANIŞ SORUNLARI

Çocukluk gelişim safhalarında yaşanan problemler çocukta davranım bozukluğuna neden

olabilmektedir. Peki nedir bu gelişim safhaları:

Erken çocukluk-güven duygusu

Erken çocukluk-bağımsızlık duygusu

Okul öncesi-girişkenlik duygusu

Okul çağı-Çalışma duygusu

Ergen-kimlik duygusu

SIK GÖRÜLEN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI:

Alt ıslatma,kekemelik,parmak emme,uyku ve yemek bozuklukları,çalma,yalan

 söyleme,bağımlılık,korkular,

saldırganlık,sürekli kuralları çiğneme,okuldan kaçma.

     Davranış bozuklukluğu çocuğun ruhsal sorunlarının davranışa aktarması sonucu ortaya

çıkar. Davranış bozukluğu olması için o davranış yaşına uyuyor mu,yoğunluğu nedir,sürekli

mi,cinsel rol beklentisine uyuyor mu bakılır.

Davranış bozukluğu oldukça sık görülmektedir. Ergenler arasında görülme sıklığının %15e

kadar yükseldiğini gösteren araştırmalar bulunmaktadır.Çocuklarda yıkıcı davranım

bozukluğu ilk belirtiler 5-6 yaşlarında olur ve genelde 10 yaş civarında belirgin hal alır.

Dikkat eksikliği,hiperaktivite bozukluğu,öğrenme bozukluğu,zeka geriliği,madde bağımlılığı

ve duygusal pronlem yaşayan çocuklar risk altındadır.

Koruyucu faktörler ise, üstün zekalı olma,sosyal becerisinin yüksek olması,davranım

bozukluğu olmayan arkadaş çevresinin olmaı,yüksek benlik saygısı,ailenin desteği.

Davranış Sorunları olan Çocukları Tedavi Edelim

Yıkıcı davranım bozukluğu olan çocuklar büyük oranda tedavi edilebilirler. Çocukta agresif

davranışlar dikkate alınmalıdır; her çocuk yaptığı davranışta mesaj veriyordur. Aile-okul-

psikolog üçlemesi çocuğun yıkıcı davranım bozukluğunu azaltmaktadır.

Psikolog Danışma
Aidat Borcu Sorgulama
Aile Evlilik Çift Danışmanı Dr. Ekrem Çulfa 0532 158 35 55
ekremculfa@gmail.com
Öfkemizi Boşaltmak Iyi Midir?
13/10/2021
Öfkemizi Boşaltmak Iyi Midir?
Psikologlar artık bunun çok yanlış ve tehlikeli bir inanç olduǧunu göstermişlerdir. Bazı insanlar bu inancı, diǧer kişileri incitmek için verilmiş bir onay gibi algılamaktadırlar.
Araştırmalar, kızgınlık duygusunun “boşaltılması” nın kızgınlık, öfke ve saldırganlıǧı daha çok arttırdıǧını ve sorunu çözmek için hiçbir yararı olmadıǧını göstermektedir. Onun için en iyisi, kızgınlıǧınızı neyin tetiklediǧini bulmanız ve kendinizi kaybetmeden, bu nedenlerle başa çıkabileceǧiniz stratejileri geliştirmenizdir.

Öfke Kontrolü Nasıl Yapılır ?
Öfkeyi doǧru ifade etme becerisini kazanmaya “öfke kontrolü” denir. Öfke kontrolünde temel amaç; saldırganlıktan uzak, şiddet içermeyen, kişinin kendisine ve çevresindekilere zarar vermeyecek şekilde duygusunu ifade etme becerisini kazanmasıdır.
Öfke kontrolünü öǧreten pek çok yöntem vardır. Doǧru yöntem kişiden kişiye deǧişir. Doǧru yöntemi belirlerken; kişinin kendi kişiliǧine, yaşam tarzına uygun olanı seçmesi ve seçtiǧi yöntemi uygularken günlük yaşamında fazladan sıkıntı hissetmemesi göz önüne alınması gereken temel faktörlerdir.
Genel olarak öfke kontrol yöntemleri; bilişsel, duyuşsal, iletişimsel, duygusal ve davranışsal boyutları içerir.

Öfke Kontrolünde Kullanılan Bilişsel Yöntemler:
• Kışkırtmanın tanımlanması – Sizi kışkırtan durumlarla yüzleşme ve bunlardan kaçınma verisi saǧlar.
• Alternatif açıklamalar – Sizi kışkırtan olaya deǧişik açıklamalar getirmek ve farklı bakış açıları düşünmek, sizi daha doǧru tepkiler vermeye yönlendirebilir.
• Öfkenin çarpıtmalarıyla savaşma 
– Öfkenizi, düşünme biçiminizi yeniden gözden geçirmek için bir uyarı olarak kullanabilirsiniz.
• Öfke kontrol yönergeleri – Öfkelendiǧinizde, öfkenizi kendinize ait yönerge cümleleriyle kontrol etmeye çalışabilirsiniz (“öfkenin seni ele geçirmesine izin verme”, “derin bir nefes al” gibi).
• Beklentilerin netleştirilmesi –Karşılaşabileceǧiniz olayları önceden tahmin edip ona göre davranabilirsiniz.
• Zihinsel tekrarlar – Olumlu bir olayı örnek alıp, ardından kafanızda tekrarlayıp ders çıkarabilirsiniz.

Duyuşsal Yöntemler:
• Biofeedback –Öfke durumunda vücudunuzun nasıl tepkiler verdiǧini keşfederek, bunu fiziksel uyarılmanızı azaltmak, düşünce ve davranışlarınızı deǧiştirmek için bir ipucu olarak kullanabilirsiniz.

• Alternatif uyarılma oluşturma – Öfke ya da fiziksel uyarılmaya muhalif başka bir uyarılma (örneǧin, gevşeme ve espri) oluşturmak için öfkenizi bir ipucu olarak kullanabilirsiniz.
• Uyarılmanın yönünü deǧiştirme – Öfkelendiǧinizde yaşadıǧınız fiziksel uyarılmanın yarattıǧı enerjiyi, üretime dönüşebilecek önemli bir kaynak olarak kullanabilirsiniz.

İletişimsel Yöntemler:
• Atılganlık (kendini ifade etme) – Size gereksinimlerinizi ve meşru haklarınızı kabul edilir yollarla ifade etme becerisini öǧretir.
• Dinleme – Iletişim kanallarınızı açık tutmanızı saǧlar.
• Tartışma – Iki insan arasındaki çatışmayı fikir birliǧine vararak çözme sürecidir.
 • Eleştirme – Yapıcı eleştiri yapabilme ve alabilme becerisidir.
• Yansıtma – Kişinin, davranışının kabul edilemez olduǧunu algılama sorumluluǧunu alma becerisidir. Tanımlandıktan sonra, kabul edilemez olan davranış özel olarak açıklanr. Durum somut ve açık olarak ifade edilir.
• Övme – Diǧer kişinin savunmacı davranma şansını azaltır.

Duygusal Yöntemler:
• Duyguların farkında olma – Duyguların doǧru yöntemle ifade edilebilmesi için, öncelikle tanınmaları gerekir.
• Duyguları ifade etme – Duyguları olumlu yolla
ifade etme becerisi.
• Olumlu etki yaratma – Kendinizi olumlu duygu durumunda tutun, çevrenizdekilerde olumlu etki bırakın, her günde olumlu bir olay bulun, yapabileceǧiniz ölçüde yardım önerin ve nazik olun.

Davranışsal Boyut:
• Kendi öfke davranışını öǧrenme – Öfkeli olduǧumuzda sergilediǧimiz davranışları belirleme.
• Verimli (üretken) öfke davranışı oluşturma –Kendinizi kışkırtan ve yıkıcı davranışlardan uzak tutarak, öfkelenmekten koruyun.
• Davranış deǧiştirme: Yeni hareketleri kolaylaştırma – Öfkelendiǧinizde sergilediǧiniz olumsuz hareketleri daha olumlu olanlarla yer deǧiştirin.
• Öfkenin ABC’ sini öǧrenme – Bu yöntem size, öfkelenmenize yol açan sebepleri (Anger trigger), sizin davranışlarınızı (Behavior) ve davranışlarınızın sonuçlarını (Consequences) gözden geçirme ve yeniden deǧerlendirme fırsatı tanır.

ÖFKE KONTROL YÖNTEMLERI

Bilişsel Yöntemler: Öfke kontrolünde bilişsel yöntemler denince akla, zihinsel anlamlandırma süreçleri ve düşünceler gelmelidir.
Bilişsel Yeniden Yapılandırma: Bu strateji en basit anlamıyla düşünme tarzınızı deǧiştirmek demektir. Kızgın insanlar düşüncelerini küfrederek, baǧırıp çaǧırarak ifade etme eǧilimindedirler.
• Kızgın olduǧunuz zaman genellikle düşünceleriniz gerçeǧi yansıtmaktan çok, olayların abartılmış ve çarpıtılmış bir şekilde algılandıǧını yansıtır. Bu tür düşünceleri fark edin ve yerine daha mantıklı olanları yerleştirin. Örneǧin; kendi kendinize “Eyvah! Şimdi her şey mahvoldu!” gibi bir şey söylemek yerine, “Evet, çok can sıkıcı!
Neden kızdıǧımı çok iyi anlıyorum. Ama dünyanın sonu deǧil ve buna kızmam, bu olayı olmamış hale getirmeyecek.” diyebilirsiniz. Her iki düşünceyi de zihninizden geçirerek deneyin. Kızgınlıǧınızın hangi düşünceyle arttıǧını ya da azaldıǧını görün.
• Farkında olmadan çok sık kullandıǧımız ve bizi kızgınlık duygularına hazırlayan, “asla!” ya da “her zaman!” gibi sözcükleri zihninizde yakalamaya çalışın. “Bu asansör asla çalışmaz!” ya da “Zaten her zaman telefon etmeyi unutursun!” gibi cümleler sadece hatalı deǧildir; aynı zamanda kızgınlık duygunuzda haklı olduǧunuzu düşünmenize de yol açar ve siz durumla ilgili yargıyı vermiş olduǧunuzdan, problemin çözümüne de katkıda bulunmaz.
Örneǧin, randevularına sürekli olarak geç gelen bir arkadaşınız olduǧunu düşünelim. Hemen saldırmaya kalkmayın. Bunun yerine, neyi elde etmek istediǧinizi, amacınızı düşünün. Sizin asıl istediǧiniz arkadaşınızın randevuya sizinle aynı saatte gelmesi deǧil mi? O halde “Her zaman geç kalırsın! Tanıdıǧım en sorumsuz ve kayıtsız kişisin!” gibi yargılardan kaçının. Bu tür cümleler sadece arkadaşınızı incitmeye ve onun da kızmasına yol açacaktır. Ancak sorunun çözümüne katkıda bulunmayacak, hatta ilişkiyi bozarak zorlaştıracaktır. Bunun yerine; eǧer bu arkadaşınız sizin için önemliyse, problemin ne olduǧunu ortaya koyup her ikiniz için de işe yarayacak bir çözüm yolu bulmaya çalışabilirsiniz. Kendinize; öfkelenmenin hiçbir şeyi çözmeyeceǧini, kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olmayacaǧını, hatta daha da kötü hissedebileceǧinizi hatırlatın.
• Mantık öfkeyi yener, çünkü haklı bir nedene baǧlı olsa da, çok çabuk mantık sınırlarını aşabilir. Bu yüzden öfkelendiǧinizi hissettiǧinizde mantıǧınıza sıǧının. Yıllarca dünyayı ve karşılaştıǧı olayları belli bir bakış açısıyla deǧerlendiren birine, yeni bir anlamlandırma biçimi kazandırmak uzun ve zorlayıcı bir çaba gerektirir. Sinirlendiǧinizde tepki vermeden önce 5 kere nefes alıp verin ya da içinizden 10’a kadar sayın. Bu arada olaya olumlu bakma konusunda kendinizi uyarın. Hem karşınızdaki kişiyi ya da kişileri kırmamış olursunuz, hem de kendinizi öfkenin zararlı etkilerinden korumuş olursunuz. “Öfkeyle kalkan, zararla oturur” sözü, bu yöntemin tarihinin ne kadar eski olduǧunu bize gösteriyor.
Tepki vermeden önce kendinize tanıyacaǧınız 15 saniyede hızlı bir deǧerlendirme yapabilirsiniz:
 Nerdeyim?
 Kimlerleyim?
 Neler oluyor?
 Zihnimden neler geçiyor?
 Olaya nasıl bir anlam verdim?
 Beklentilerim neler?
 Neler yapıyorum?
Günlük yaşamda, zamanı dondurup kendimizi deǧerlendirmemiz mümkün deǧil kuşkusuz. Ancak bu soruların tümünü olmasa bile, hiç deǧilse 2-3 tanesini kendimize sorabileceǧimiz 15 saniyelik bir mola, tepkilerimizi yumuşatacak ve daha az öfkeli olmamıza yardımcı olacaktır.

Problem Çözme:
Sizi öfkelendiren bir durumla karşı karşıya olduǧunuzda, bunu sadece bir problem olarak düşünüp bir isim koymaya çalışabilirsiniz.
Isimlendirdiǧiniz problemi çözmeye çalışmak, ad koyamadıǧınız ve duygusal boyutu ile mantıksal boyutunu ayrıştıramadıǧınız bir sorunu çözmekten daha kolaydır.
Şimdi önce isim verme ve problemi tanıma sürecine bakalım:

1. Problemi Belirleme:
- Problem hakkında bilgi toplama,
- Problemi alt problemlere indirgeme,
- Problemin bir yönünü seçip somutlaştırma,
- “Bu neden bir problem?” sorusuna cevap arama,
- “Kimin için bir problem?” sorusu üzerinde düşünme,
- “Bu probleme benim katkım ne?” (Bu konunun problem olmasına nasıl bir katkıda bulundum?) sorusu üzerinde düşünme,
- “Başka kimin katkısı var?” (Bunun problem haline gelmesinde içten içe suçladıǧım birileri var mı, kimler?) sorusu üzerinde düşünme,
- “Ideal çözüm ne olurdu?” sorusuna cevap arama,
- “Nasıl bir sonuçla yetinebilirim?” sorusunu cevaplandırma.
Ilk aşamada bu sorular üzerinde düşünerek, detaylarıyla birlikte problemin farkına vardıktan sonra ikinci aşamaya geçilebilir. Bu aşamaların tümünü mümkünse yazarak yapmak çok yararlı olacaktır. Sorunun tümüyle üstesinden gelene kadar yazdıklarınızı atmayın ve özellikle deǧerlendirme aşamasında tekrar onlara göz atın.

2. Seçenek Listesi:
- Tüm seçenekleri sıralama: Aklınıza gelen ve çözüme yararı olabilecek tüm seçenekleri (saçma bile olsa) düşünün ve kaydedin.
- Listenize “kaçma” (görmezden gelme) seçeneǧini yazmayı unutmayın. Bu çok doǧal bir tepki ve sizin hakkınız.
- Kabullenme seçeneǧi de listenizde bulunması gereken alternatiflerden biri. Bazı sorunlar (özellikle sizin dışınızdaki insanların kişilikleriyle ilgili olanlar) çözülemeyebilir ve bu noktada durumu olduǧu gibi kabullenmek çok gerekli ve rahatlatıcı bir çözüm yolu olabilir.
- Tüm seçenekleri sıraladıǧınız yazılı bir listeniz olsun.
3. Plan Yapma:
- Seçenek listenizin tüm alternatiflerini inceleyin ve aklınıza yatan, içinize sinen bir tanesi üzerinde karar verin.
- “Karar verdiǧim seçeneǧi nasıl gerçekleştirebilirim?” sorusunu sorun kendinize ve buna verdiǧiniz cevapları yazın.
- Ihtiyaçlarınızın listesini çıkarın. “Bu sorunu, bu yolla çözmek için ne(lere) ihtiyacım var?” diye sorun kendinize ve ihtiyaçlarınızı sıralayın.
 - Plan yapma aşamasında karşılaşacaǧınız engelleri de tahmin etmeye çalışmak yararlı olacaktır. “Beni ne engelleyebilir?” sorusunu sorun kendinize ve engel olarak karşılaşma olasılıǧınız olan her noktayı yazın.
- Bunlardan sonra kendinize bir eylem planı oluşturun. Yapacaǧınız her şey, yazılı olarak, adım adım belirlenmiş olsun.
4. Deǧerlendirme:
- Planınızı uygulamaya başladıǧınız andan itibaren deǧerlendirme yapmanız yararlıdır. Arada durup “Durum ne yönde deǧişti?” sorusuna cevap arayın.
- Bulduǧunuz çözümün size neye mal olduǧunu kendinize sormanızda büyük yarar var. “Bana neye mal oldu? Kazançlarım, kayıplarım neler?” sorularına cevap bulmaya çalışın. Bu sorulara verdiǧiniz yanıtlar olumluysa planınızı uygulamayı sürdürebilirsiniz. Ancak size çok şeye mal olduǧuna ve kaybettirdiklerinin kazandırdıklarından çok olduǧuna karar verirseniz ikinci aşamaya geri dönüp, yeni bir çözüm yolu bulmakta yarar var demektir. Bu durumda yeni bir plan yapıp uygulamak uygun olabilir.
• Yaptıǧınız planı uygularken elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın, ama yanıtları hemen bulamıyor ve sonuca hemen ulaşamıyorsanız kendinizi cezalandırmayın. Eǧer soruna iyi niyetle yaklaşır, çabalar, “ya hep, ya hiç” tarzı düşünmez, elinizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ederseniz, sabrınızın taşma ihtimali de düşük olur.
• Bazen kızgınlık ve engellenmişlik duyguları, yaşamdaki gerçek ve kaçınılmaz sorunlardan kaynaklanıyor olabilir. “Her problemin bir çözümü vardır!” şeklindeki kültürel inançlarımız da, çözüm bulamadıǧımızda bu engellenmişlik duygularını artırır. Kızgınlık duyguları böyle durumlarda yaşanan doǧal ve saǧlıklı duygulardır. Böyle durumlardaki en yararlı tutum, önce durumu deǧiştirip deǧiştiremeyeceǧimizi araştırmaktır.
Deǧiştirebileceǧimiz bir şeyse çözüm yolları araştırılabilir ve yukarıda anlatıldıǧı gibi bir planlamayla problem çözme teknikleri kullanılabilir. Deǧiştirilemeyecek bir durumsa, çözüm üzerinde odaklaşmak yerine, en iyi strateji, sorunla yüzleşmek ve kabullenmektir.

Önerilerimizi Gerçek Hayattan Örneklendirelim:
• Zamanlama: Eǧer sevdiǧiniz biriyle belli konuları belli saatlerde konuşuyorsanız ve bu konuşmalar da hep tartışma ile sonuçlanıyorsa, bu tür konuları konuşma saatinizi deǧiştirin. Belki yorgun, dikkatsiz oluyorsunuzdur ve belki sadece zamanlama hatasından sinirleniyorsunuz ve tartışma çıkıyordur.
 
• Kaçınma: Eǧer babanızın televizyonda maç izlerken sinirli olması sizi de etkiliyor ve sinirlendiriyorsa, o saatte odanıza çekilin. Sizi öfkelendiren şeylere bakmaktan kendinizi alıkoyun. “Ama öfkelenmemem için babamın baǧırıp çaǧırmaması lazım” demeyin. Konu şu anda bu deǧil. Konu kendinizi olabildiǧince sakin tutabilmeniz.
• Alternatifler bulma: Eǧer her hafta sonu arkadaşlarınızla buluşmaya giderken yoldaki trafik sizi engellenmişlik ve öfke duyguları içinde bırakıyorsa, bunu çözmeyi iş edinin. Elinize bir harita alıp aynı yere farklı, belki daha uzun ama daha rahat, manzaralı, hoş bir yoldan gitmeyi ya da evden daha erken/geç çıkmayı deneyin.
Eğer Siz veya bir yakınınız öfke kontrol sorunu yaşıyorsa mutlaka bir uzmandan profesyonel yardım alınız. Bunun için 0544 724 3650 den bana da ulaşabilirsiniz. Çünkü bu yazımdaki bilgiler ve açıklamalar asla birebir terapi veya seans yerine geçmez.


12 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Who is a Narcissist? How to Bargain with a Narcissist - 24/10/2021
Narcissism, or in other words, self-love is a psychological term that has been around for centuries, and nowadays it can be seen in many people in advanced dimensions and can negatively affect interpersonal relationships. In this article, I have wri
Narsist Kimdir? Bir Narsist İle Nasıl Pazarlık Yapılır? - 24/10/2021
Narsisizm ya da diğer bir ifadeyle özseverlik, yüzyıllardır var olan bir psikolojik terim ve bugünlerde pek çok kişide ileri boyutlarda görülebiliyor, insanlar arası ilişkileri olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu yazımda narsisistik kişilik bozukluğu
What to do before, during and after the divorce decision - 23/10/2021
According to recent research, half of marriages end within the first seven years. Family members go through certain processes before, during and after the divorce decision. In the months following separation or divorce, the family experiences many c
Boşanma kararı öncesinde, boşanma sürecinde ve sonrasında Yapılacaklar - 22/10/2021
Son araştırmalara göre evliliklerin yarısı ilk yedi yıl içerisinde sona ermektedir. Boşanma kararı öncesinde, boşanma sürecinde ve sonrasında aile üyeleri belirli süreçlerden geçerler. Ayrılık ya da boşanmayı izleyen aylarda aile pek çok değişimi bi
AİLE TERAPİSİ NEDİR? - 20/10/2021
Aile terapisi; aile bireylerinden bir ya da birkaçının karşılaştığı yaşam olayı karşısında, yaşadığı güçlükler için başvurulan bir psikoterapi hizmetidir. Terapi sürecinde genellikle; yakın ilişkilerin gözden geçirildiği, sistemdeki her bireyin deği
Panik Atak İle Baş Etmenin 100 Yolu - 20/10/2021
Panik atak: gerçek bir tehlike veya görünürde belirgin bir neden olmamasına rağmen şiddetli fiziksel belirtilerle kendini gösteren yoğun korku atağıdır. Panik atak anı çok korkutucudur, kişi kalp krizi geçirdiğini veya öleceğini düşünebilir. Birçok
WHEN AND WHEN CAN WE BENEFIT FROM FAMILY THERAPY? - 17/10/2021
Anyone who has problems in family, #marriage and couple #relationships can benefit from this process, and #family #therapy is often used for the following issues:
Google ve Microsoft Mülakatlarında Sorulan 10 İlginç Soru - 17/10/2021
Çoğu zaman, akla ilk gelen çözümlerin doğru çözümler olduğunu düşünürüz. Ancak bu durum mülakat soruları için geçerli olmayabilir. Bu yazıda okuyacağınız tüm sorular William Poundstone’un “Fuji Dağı’nı Nasıl Taşırsınız?” ve “Google’da Çalışacak Kad
Aile terapisi nedir? Aile terapisinde süreç nasıl işler? - 16/10/2021
Yaşamın güzelliklerinin yanında birçok sorun da stres, mutsuzluk, çatışma ve anlaşmazlıklar yaşamamıza yol açıyor. Yaşanan sorunlar karşısında aile terapisi tekniğinin sağlıklı ve kalıcı sonuçları olduğunun altını çizen uzman yazarımız Aile ve Çift
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam31
Toplam Ziyaret118979
Köşe Yazıları Köşe Yazarları
Aile Evlilik Çift Danışmanı Dr. Ekrem Çulfa 0532 158 35 55
Who is a Narcissist? How to Bargain with a Narcissist

Aile ve Çift Danışmanı Psikolog Atakan Şahin 05057675885
- Mutlu Evliliğin Sırları Nelerdir -

Bireysel Aile Psikolog Fulya Beyribey +90 546 9324624
ÇOCUK VE ERGENLERDE OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

çocuk gelişim uzmanı Suzan SEVİNDİK
ÇOCUKLAR NEYİ UNUTMAZ

Dr. Mehmet A. Eroğlu Yaşam-Eğitim Koçu 0544 7243650
İkigai

evlilik cinsel terapist nesrin örek 05057675885
Cinsel isteksizlik nasıl ele alınmalı ve tedavi edilmelir?

İSTANBUL YAŞAM KOÇU YÜKSEL KÖKSAL05354336620
Teknoloji Bağımlılığı Nedir? Zararları Nasıl Önlenir?

Kişisel gelişim testleri 0505 767 5885
- Başkalarıyla Yaşayabilme Testi -

Klinik Psikolog Gülten DEMİRDÖVEN
BOŞANMALAR ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?

Psikolog Barış Yılmaz
- ANLAŞILMAK İSTEYEN KADIN NE YAPMALI –

Psikolog Buse Yeğin
YEME BOZUKLUĞU NEDİR?

psikolog pedagog aile ve çift terapisi
Dr. Psk. Aile Evlilik Çift Danışmanı Ekrem ÇULFA hakkında yazılan yorum, tavsiye, öneri ve faydalar

sevdadiyarı şiirterapisi
Çocuk olmak ne güzeldi ….

sinem sayışman05333738123
METROPOLİTAN OKUL OLGUNLUK TESTİ

Sosyolog Merve Ege tel 0505 767 5885
İntihar

Uzman Klinik Psikolog Şakir ERNAS 05057675885
Kendi Olmanın Orijinal Otantikliği: Özbenlik, Özgüven ve Özfarkındalık

Yaşam Koçu Aile Koçu istanbul Ayşim Çulfa
Ebeveynler Çocuklarının Karne Notları İle ilgili Nasıl Bir Tutum İçinde Olmalılar?

UZMAN KLİNİK PSİKOLOG GÜLTEN DEMİRDÖVEN

35 Yıllık Tecrübeden Faydalanın Randevu Telefonlarımız: 0216-3476003 ve 0533-3738123

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
ÇOCUK VE ERGENLERDE BAĞIMLILIK VE KURTULMA

ÇOCUK VE ERGENLERDE BAĞIMLILIK VE KURTULMA

Bağımlılık deyince sigara,internet,alkol ve madde bağımlılığı aklıma geliyor. Gelişen

teknoloji ile hayatımıza bir çok yönden kolaylaştırma gelirken diğer yandan yeni riskler

 zararlarıda gelmiştir. Teknoloji çağında internet,sosyal medya araçları,bilgisayar,cep telefonu

 gibi yeni gelişmeler vazgeçilmez hale gelmiştir. Her yaşya görülen bu bağımlılık özellikle

12-18 yaş grubu açısından büyük önem taşır. Bu dönemde bireylerin ailelerinden uzaklaşıp

daha çok arkadaş gibi çevreye yönelmesi bağımlılığı tetiklemektedir. İletişimi artırmak,bilgi

paylaşımını kolaylaştırmak gibi yararları olmasının yanında işyeri ve okul performansının

düşmesi,uyku bozukluğu,internetin olmadığı hayatın getirdiği sıkıcı hayat düşüncesiyle

oluşan insanlarda fiziksel anlamda uzaklaşma görülmektedir. Özellikle okul çağında sık 

görüldüğü için öğrencilerin oldukça ruhsal ve bedensel gelişimlerini, sosyal ilişkilerini kötü

yönde etkileyerek akademik başarılarını da düşüne  aşırı internet/bilgisayar kullanımı bireyin

hem akademik hem de kişisel gelişimini negatif yönde etkilemektedir.

Ülkemizde bireyler eğlenmek,duygusal gereksinimlerini gidermek,sorunlarından

uzaklaşmak,heyecan aramak,gruba dahil olmak için madde/sigara kullanmayı denerler.

Bağımlılıkta Bazı Belirtiler:

  • İstenen keyfin alınabilmesi için internet kullanım süresinin artması
  • Bunaltı
  • İnternette neler olduğu hakkında takıntılı düşünceler
  • İnternet kullanımını bırakmak isteme fakat boşa giden çabaların eşlik etmesi
  • İnternet kullanımı ile boş zamanları değerlendirememe
  • İnternet kullanımı ile randevulara geç kalma

Bağımlılığa Neden Olan Bazı Etmenler:

  • Alkolizm,sigara bağımlılığı aileden model alınarak başlamaktadır 
  • Aile içi sorunlar-çatışmalar bireyi bağımlılığa sürüklemektedir. 
  • Ailenin çocuğa karşı aşırı katı tutumu,evlilik çatışmaları,boşanmış aileler
  • Göç etmek pek çok sorunu beraberinde getirdiği gibi bağımlılığa da neden olmaktadır. 

ÇOCUKLARIMIZI BAĞIMLILIKTAN KORUMALIYIZ AMA NASIL?

Tedaviyi özellikle çocuğun istemesi, tedavi süresince anne ve babanın da katılması gerekiyor.

 Tedavi kişinin maddeyi bırakmasını,sosyal hayata geri dönmesini,kendini keşfetmesini

sağlar. Kişinin psikoloğu ile işbirliği yapması da tedaviyi hızlandırmakta ve başarı oranını

arttırmaktadır. Çocuğun hayatını organize etmek gerekir.Kişinin sorumluluğu üstlenmesini

sağlamak,seçenekleri daraltmak bağımlı kişinin tedaviye gitmesini sağlar.

Bağımlılıkta Yapılması Önerilenler:

  • İnternet kullanımını zıt saatlere kaydırmak
  • Dış durdurucular kullanmak
  • Hedefler belirlemek
  • Boş zaman etkinliği koyma
  • Aile terapisi
  • Çocuğun olumsuz duygularını dışa vurmasına teşvik etmek
  • Ailelerin daha çok çocukla zaman geçirmesi
  • Bilgi için arayınız: 0544-724 3650

 

 

Çocuk Ergen ve Okul Sorunları Randevu:0533-373 8123

Çocuk Ergen Öğrenci ve Okul Sorunları Randevu:0533-373 8123

Hava Durumu
Saat